Öncelikle bu seçimin, Siirt iş dünyası başta olmak üzere tüccar ve sanayicilerimize, ardından da şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Ticaret ve Sanayi Odaları, yalnızca üyelerinin sorunlarını dile getiren kurumlar değil; aynı zamanda şehirlerin ekonomik gelişimine, yatırım ortamına, istihdama ve iş dünyasının kamu kurumlarıyla ilişkilerine katkı sunan önemli kuruluşlardır.
Bu nedenle başkanlık seçimleri, sadece bir makam seçimi olarak görülmemeli; Siirt’in ekonomik geleceği açısından da değerlendirilmelidir.
Bu seçimde adaylardan biri olan Güven Kuzu, uzun yıllardır Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı görevini yürütüyor. Dolayısıyla kendisini değerlendirmek için yalnızca seçim dönemindeki çalışmalarına değil, yıllar içerisinde ortaya koyduğu faaliyetlere, iş dünyasındaki konumuna ve Siirt ile kurduğu bağlara bakmak gerekiyor.
Peki neden Güven Kuzu?
Bu sorunun cevabını birkaç başlık altında değerlendirmek mümkün.
Öncelikle Sayın Kuzu’ya yönelik en fazla dile getirilen eleştirilerden biri, Siirt’te yeterince bulunmadığı yönündedir. Bu eleştirinin tamamen haksız olduğunu söylemek mümkün değildir. İşlerinin önemli bir bölümünün Siirt dışında olması nedeniyle Kuzu’nun zamanının büyük kısmını farklı şehirlerde geçirdiği bilinen bir gerçektir.
Ancak burada asıl bakılması gereken nokta, “Siirt’te ne kadar zaman geçiriyor?” sorusundan çok, “Siirt için ne kadar çalışma yapıyor ve şehri nerelerde temsil ediyor?” sorusudur.
Çünkü Siirt söz konusu olduğunda, bir iş insanının yalnızca şehir sınırları içerisinde bulunması değil, şehri farklı platformlarda ne ölçüde temsil ettiği de önem taşıyor. Özellikle Ankara gibi Türkiye’nin siyasi, bürokratik ve ekonomik karar mekanizmalarının bulunduğu bir merkezde bulunması, Siirt açısından farklı bir avantaj olarak değerlendirilebilir. Kuzu’nun iş dünyasındaki ilişkileri ve farklı çevrelerle kurduğu temaslar, Siirt’in taleplerinin ilgili mercilere aktarılması bakımından önem taşıyabilir.
Siirt’i sadece Siirt’te değil, Türkiye’nin her yerinde temsil etmek
Güven Kuzu’nun iş hayatına baktığımızda, faaliyetlerinin Siirt ile sınırlı olmadığı görülüyor. Kuzu ailesi, Türkiye’nin farklı bölgelerinde üstlendiği büyük ölçekli projeler ve gerçekleştirdiği yatırımlarla bugünlere geldi.
Burada önemli olan bir başka husus da şudur:
Kuzu ailesinin sermayesini Siirt’ten alıp başka şehirlere taşıyarak büyüdüğü yönündeki bir anlayışın aksine, aile Türkiye’nin farklı bölgelerinde üstlendikleri projeler ve gerçekleştirdikleri işler sayesinde büyüyen bir yapı oluşturmuştur.
Bu durum, Siirt açısından da farklı bir anlam taşıyor. Çünkü şehirden yetişmiş bir iş insanının ülke genelinde tanınan ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir iş dünyası temsilcisi haline gelmesi, Siirt’in adının farklı platformlarda duyulmasına katkı sağlayabilir.
İstihdam konusu
Güven Kuzu ve Kuzu ailesi açısından üzerinde durulması gereken bir diğer konu ise istihdamdır. Geçmişten bugüne kadar üstlenilen çeşitli inşaat projelerinde, dönem dönem sayıları binleri bulan Siirtli hemşehrimizin çalışma imkânı bulduğu ifade ediliyor.
Elbette bir iş insanını değerlendirirken sadece ekonomik büyüklüğüne değil, oluşturduğu istihdam ve insanlara sağladığı çalışma imkanlarına da bakmak gerekir. Özellikle Siirt gibi istihdam ihtiyacının önemli olduğu bir şehir açısından, şehir dışındaki büyük projelerde hemşehrilerimize iş kapısı açılması küçümsenecek bir katkı değildir.
Ankara ve bürokrasi avantajı
Bir başka önemli nokta da temsil meselesidir.
Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı yapan kişinin yalnızca oda üyeleriyle değil, kamu kurumları, bakanlıklar, bürokrasi ve iş dünyasının farklı kesimleriyle de iletişim içerisinde olması gerekiyor.
Bu açıdan Ankara’da ve Türkiye’nin farklı merkezlerinde güçlü iş bağlantılarına sahip olmak, Siirt’in ekonomik taleplerinin ilgili mercilere ulaştırılması açısından bir avantaj sağlayabilir.
Dolayısıyla meseleyi sadece “Siirt’te ne kadar kalıyor?” sorusuyla değerlendirmek yerine, “Siirt’in sorunlarını ve taleplerini hangi platformlarda, ne ölçüde gündeme getirebiliyor?” sorusunu da sormak gerekiyor.
Tanınırlık da Siirt için bir değer
Son olarak Güven Kuzu’nun yalnızca Siirt’te değil, Türkiye genelinde ve uluslararası iş dünyasında tanınan bir iş insanı olması da üzerinde durulması gereken bir başka konu.
Bir kentin yetiştirdiği iş insanlarının farklı platformlarda başarılı olması, yalnızca kişisel bir başarı olarak değerlendirilmemeli. Bu başarıların şehrin tanıtımına, yeni yatırım bağlantılarının kurulmasına ve Siirt’in ekonomik potansiyelinin daha geniş çevrelere anlatılmasına katkı sunması da mümkün.
Özetle, 1 Ekim’de yapılacak Siirt Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde üyeler sandık başına giderken elbette farklı kriterleri dikkate alacaktır.
Bizim burada ortaya koymaya çalıştığımız ise Güven Kuzu’nun neden tercih edilebileceğine ilişkin kamuoyunda dile getirilen gerekçeleri ve kendi değerlendirmemizi ortaya koymaktır. Bir tarafta Siirt’te daha fazla zaman geçiren bir başkan beklentisi, diğer tarafta ise şehri Türkiye’nin farklı merkezlerinde ve iş dünyasının geniş çevrelerinde temsil edebilme kapasitesi bulunuyor.
Son sözü elbette Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri söyleyecek.
Bizim temennimiz, kim seçilirse seçilsin, yeni dönemde Siirt’in ticaretinin, sanayisinin, yatırım ortamının ve istihdamının daha ileri bir noktaya taşınmasıdır.
Çünkü mesele sadece bir başkanlık seçimi değil; aynı zamanda Siirt iş dünyasının geleceğine ilişkin bir tercih meselesidir.
SİİRTPRESS HABER AJANSI HABER MERKEZİ
